Bir erkek düşünün, daha küçücük yaşlarda iken bir film izledi. Film, TRT'nin tek kanal olduğu dönemlerde oynayan siyah beyaz bir Amerikan filmi. Filmde bir genç kadın var. Soylu bir kadın ve köşk, saray gibi bir yerde yaşıyor. emrinde çalışanları var ve bu kadın göz koyduğu bir erkeği, emrindeki erkeklere kaçırtıyor ve mahzene bağlatıyor. Sonra kadın bağlı adamın yanına gelip, ayakta dururken, dudaklarına doğru ayaklarını uzatıyor. Erkek, ne bu şimdi diyor. Kadın, "Bir Prenses ayağını uzattığı zaman öpülür" diyor. Adam öpmezsem ne olur derken, kadın ayağını zorla öptürmeye çalışıyor O sırada adamın nişanlısı geliyor ve Prenses ayağını öptürmeye çalışırken gıdıklanan adamın kahkahalarını görüyor ve çekip gidiyor.
Bunu izleyen çocuk hayallere dalıyor. Etrafta bazı amcalar soruyor, kız arkadaşın var mı, ne yapıyorsunuz filan diye. Çocuk kız arkadaş diye bir ihtiyaç bile hissetmeye başlamadan, olması gerektiğini düşünüyor. Sonra sonra istemeye de başlıyor canı ve utanıyor yaklaşmaya. O kafasına işleyen görüntü gitmiyor. Bir gün biliyor, kendisini seven bir kadın çıkacak, onu kaçıracak ve zorla ayaklarını öptürecek.